logo
ATIMIZI NASIL BESLEMELİYİZ ?
Atlar, ruminantlar (inek, koyun, keçi  vb) gibi herbivor (bitkiler le beslenen) beslenme sistemine sahip olup, ruminantlardan farklı olarak işkembeye (çok bölmeli mide) değil insanlar gibi tek ve cüssesine oranla küçük bir mideye sahiptirler. Dolayısı ile yedikleri bitkilerin liflerini midede değil sekum adı verilen bağırsak kompartımanının içinde mikrobiyal fermentasyon yapmak sureti ile selüloza çevirirler.
 
Diğer hayvanlardan farklı olarak az miktarlarda ve sık sık otlanan at, gününün üçte birini doğada bu amaç için dolaşarak geçirmektedir. İnsanlar yönetimindeki at için durum elbette farklı olmak zorunda kalmakta, gerek belirli bir amaç sebebi ile yetiştirildiğinden gerekse imkanlar elvermediğinden günün büyük bölümünü ahırda geçirmek zorunda kalmaktadır. 
 
At beslenmesinde atı ne ile besleyeceğimiz, nasıl besleyeceğimiz, atın biyolojik durumunu göz önünde bulundurmayı, doğru at beslenmesi ve besinleri hakkında bilgi sahibi olmayı gerektirir. Atın ihtiyaçları için doğru bir beslenme programı oluşturmak amacıyla Veteriner Hekim, Beslenme uzmanı veya konunun uzmanlarından yardım istemek olası yanlış uygulamaların önüne geçebilir.Sonuçta at, ata bakan ve yemini veren kişinin görüşü ve bakış açısı ölçüsünde kilolu veya zayıf sayılabilmektedir. At beslenmesinde ilk adım, atın bir veteriner Hekim ya da uzman tarafından değerlendirilerek sağlıklı bir kiloda olup olmadığına karar verilmelidir. Atın beslenmebakımından doğru analizinin yapılabilmesi için uzmanlar ya da ilgili kişiler bir takım metotlar  ile beslenmeyi programlar. Bu amaçla;
 
Atın mevcut durumunun analizi

*Bir sistem dizayn edilerek atın kilo değişimleri ve yem /egzersiz durumu kayıt altına alınır.Bu anlamda dikkate alınabilecek kriterler-Atın kilo ve kondisyonu değerlendirilir.
 
-Atın yapısı; hızlı kilo alabilen yada hızlı kilo verebilen bir yapıya sahip olup olmadığı-Atın özel durumları göz önüne alınır; genç/yaşlı? Alerjik? Bazı hastalıklara yatkınlığının olup olmadığı?
 
-Atın bazı besin maddelerini tercih edip bazılarını reddettiği, yani damak tadı-Atın yaptığı işin şekli ve tipi; yarış atı ise ne tip bir idmanda olduğu, damızlık ise taylı, gebe veya boş olup olmadığı
 
-Hali hazırda ne yediği
 
*Atın düzenli olarak genellikle iki haftada bir kilosu tartılarak süreç içerisindeki kilosu ile ilgili bir grafik oluşturulur. Vücut kondisyon skoru kilo değişimlerini değerlendirmede en iyi yöntemdir.
 
Rasyonun Hazırlanması

 *Atın ihtiyacı olana toplam yem (kaba yem ve konsantre yem) miktarı tespit edilmelidir. 
 
Ortalama olarak atların içinde bulundukları biyolojik kondisyona, gebe, taylı, boş, anneden yeni ayrılmış tay, bir yaşlı büyümekte olan tay veya 2 ve daha yukarı yaşlı ve sportif faaliyette bulunup bulunmadığına göre değişmekle beraber, vücut ağırlıklarının %1.5 ila %3 ü kadar bir yem maddesine  (kaba ve konsantre yem) ihtiyaç duyarlar. Bu oran kolay kilo alan atlarda skalanın düşük seviyesine, kolay kilo alamayanlar da ise skalanın yüksek seviyesine göre değerlendirilebilir.

*Atın kilosu ile ilgili beklentilerin tespit edilmelidir.
 
Atın mevcut kilosunu koruması mı hedeflenmekte yoksa belirli bir sağlık sorunu sebebi ile düşürülmesi mi uygun görülüyor yoksa geçirmiş olduğu bir hastalık sebebi ile kilo alması mı hedefleniyor. Bu amaçla yola çıkıldığında atın beslenme programını hazırlarken mevcut kilosu değil olması gerektiği düşünülen ideal kilo baz alınır.
*Atın önünde daima serbestçe içebileceği temiz ve taze su bulundurulmalıdır.
 
Sağlıklı ve yetişkin bir at günde yaklaşık 20-40 litre su içmekte bu miktar faaliyetlerin artması yada mevsimsel farklılıklara göre artabilmektedir. At yemleri ayrıca belirli miktarlarda tuz ihtiva etmeli ayrıca kalsiyum fosfor ihtiyaçları için dikalsiyum fosfat içeren kaya tuzları da ulaşabilecekleri noktalarda tutulmalıdır.
 
*Kaba yem at beslenmesinin temelini oluşturur.
 
Kaba yemden kasıt otlandıkları yeşil ot, kuru ot, yonca gibi yem maddeleri olup atlar kilolarının yaklaşık %1-2 si kadar kaba yeme ihtiyaç duyarlar. Kaba yem at beslenmesinin temelini oluşturur, basit bir hesaplama ile hafif iş yapan yetişkin bir at günde ortalama 9 kilo kadar ot yer ancak bu atın günde ortalama ancak 8 saatini dışarda, kalan süreyi ahırda geçirdiğini düşünürsek yemesi gereken kaba yemin ancak 1/3 ünü yiyebileceği aşikardır. Kaldı ki bu hesaplamada dışarıda geçirdiği süreyi otun bol olduğu bir padok alanı olarak varsayıyoruz. Dolayısı ile   miktarı ihtiyacı karşılayabilen padok alanının olup olmadığı ve ayrıca verilecek olan kuru ot ve yoncanın da kalori, protein, kalsiyum ve diğer vitamin mineraller bakımından yeterliliğine göre önem taşır. Mevsimlerin de bu kaba yemlere etkisi unutulmaması gereken bir faktördür. Padok dışında önerilen kaba yemlerin renk ve kokuları da karşılaşılabilecek sancı ve diğer sindirim sistemi kaynaklı problemler açısından değerlendirmede ön sırayı alırlar.
 
Belki de en doğrusu mevcut olan kaba yemlerin besin değerleri açısından analizlerinin yapılıp düşük kaliteli kaba yem söz konusu olduğunda daha yüksek kalorili ve proteinli tane yem konsantrelerinin verilmesidir.
 
*Ata uygun enerji tipinin seçilmesi
 
Bazı atlar karakter olarak aşırı heyecanlı olup ısınmaya meyillidirler bu tür atları yavaş salınımlı enerji kaynakları ile beslemek (lif ve yağ bakımından zengin)  daha güvenli iken daha sakin karakterli atlara ise hızlı çözünen enerji kaynakları (tane yemlerdeki nişasta )ile beslemek doğru bir seçenek olabilir. Bu durum atın aldığı enerji kaynağını hangi hızda enerjiye çevirdiği ile ilgilidir örneğin bazı atlarda nişasta bazı rahatsızlıklara sebep olduğu için rasyonda bulunmaması tercih sebebidir.
 
*Atın besin ihtiyaçlarını saptamak ve karşılamak
 
Çeşitli amaçlar için bakımımız altında olan atlar için gereken besin maddelerini tamamıyla kaba yemlerden karşılamak mümkün değildir bu amaçla at rasyonları konsantre yemler ile birlikte hazırlanır.
 
Egzersiz yapan atların kalori ihtiyaçları aynı büyümekte olan tayların kalori, aminoasit, mineral ve vitamin ihtiyaçlarında olduğu gibi artmaktadır. Gebelik ve laktasyon döneminde de atların besin ihtiyaçları artmakta bu tür atların rasyonları kesinlikle yeterli ve dengeli besinleri içermelidir, aksi taktirde fetüsün büyümesi ve kısrağın süt üretimi için vücut kaynaklarından bu ihtiyaçlar karşılanacak ve pek çok hastalığa karşı zayıf düşeceklerdir.
 
Bu durumda at rasyonlarının önemli bir kısmını teşkil edecek olan konsantre at yemleri ya özel olarak ihtiyaçlara göre formüle edilmiş ve daha iyi sindirilmesi için bir takım işlemlerden geçirilmiş ”hazır at yemleri” ya da bildiğimiz "düz yemler” yani arpa,yulaf gibi tanelerden oluşan formüle edilmemiş ancak konunun uzmanı tarafından dengelenmesi gereken yemlerdir. Bu tür tane yemlerin zaman zaman hazır yemlere katılmak sureti ile kullanımı söz konusu olsa bile bu durum rasyonun dengensinin bozulmasına yol açabilmektedir.
 
At  sahipleri  ekonomik sebepler nedeni ile çoğunlukla” mix ve dengeli hazır yemler” yerine basit tane yemleri tercih etse de, atların biyolojik yapısı nedeniyle ve ortaya koyması beklenen performans ve verim bakımından özel ve belirli ihtiyaçları olmasından ötürü at beslenmesinde bu tip bir beslenme atın gerçek besin ihtiyaçlarını karşılayamayacağı gibi gerekli besin ihtiyacının karşılanması için miktar olarak daha fazla tane yem kullanılması gerekecektir. Bilindiği üzere bu durum atın biyolojik yapısı için pekte uygun değildir. Bir uzman kişi tarafından bu basit tane yemlerin karışımı hazırlanmak sureti ile rasyonlar hazırlansa dahi, atların biyolojik durumlarının sürekli değiştiği (süt emen tay-anneden ayrılmış tay-bir yaşlı büyümekte olan tay- sahada iman yapan ve ya yarış koşan tay- gebe kısrak- taylı kısrak gibi)  ve mevsimsel koşulların yanında atların yaşam şekillerinin değişmesiyle ihtiyaçlarının farklılaşması ve de yem maddelerinin içerik zenginliğinin değişkenliği  nedeni ile konu sürekli takip gerektirecektir.Tüm bunların yapılabilmesi halinde dahi işlenmemiş tane yemlerin sindirilebilirlik oranlarının hazır yemlere oranla çok daha düşük olduğu gerçeği ise bir başka sorun olarak karşımıza çıkar. 1980 lerden bu yana teknoloji sayesinde tane yemlerin içerdikleri besin maddelerini koruyarak atlar için daha fazla sindirilebilir ve ihtiyaçlara uygun formülasyonlarda dengeli hazır yem rasyonları geliştirilebilmiştir.
 
Sonuç olarak at beslenmesinde ata verilen yemin miktar ve çeşidinin atın ihtiyaçlarını karşıladığından emin olmak, attan beklenen performansın alınabilmesi açısından olduğu kadar sindirim sistemi kaynaklı ciddi hatta hayati risk taşıyan sağlık problemlerine yol açmamak bakımından da son derece önemlidir.